Sevgili okur,
Bugün sizlere son zamanlarda dikkatimi çeken bir konudan bahsetmek için yine buralardayım. Kandil antipatisi.
Seçtiğim gün manidar çünkü bugün Berat(Beraat) Kandili.Bu gece pek çok müslüman yine camilerde buluşacak, günü ve geceyi dualar ve namazla eda edecek inşaalah.Bu yazı vesilesi ile hepinizin Berat Kandili’ni kalpten kutluyorum.Tüm iyi dilekleriniz hayırlarla kabul olsun.
Bildiğiniz gibi kandiller müslümanların kutsal kabul ettiği gün ve gecelerdir.Bu geceler Peygamberimiz döneminde uygulanmayan ve hicret sonrası takriben 3. asırdan sonra tasavvufi çevrelerde kutlanmaya başlayan, sonrasında müslüman alemine yayılan hepsi ayrı bir özel durumu simgeleyen günlerdir.İsimlerini de bu özel durumlardan alırlar. II.Selim döneminde minarelerde kandil yakılması münasebeti ile bu günlerin ortak adı Kandil olarak anılmaya başlanmıştır.
Tabi ki pek çok müslüman bu günlerin bize Peygamberimizden miras kalmadığını ve bir farziyeti temsil etmediğini bilir. Fakat bu bilinçle hareket eden pek çok müslüman yine bu manevi günlerin islamiyetin ilk yüzyıllarından bu yana müslüman aleminde birlik ve beraberliği arttırdığını da bilir. Çünkü bu günlerde kalbini İslam’a gerçekten vermiş müslümanların camilerde bir araya gelmekten, beraber namaz kılıp ibadet etmekten, geceyi dua ve tövbe ile geçirmekten başka hiçbir amacı yoktur. Fakat son zamanlarda kandil günleri ortaya çıkan ve bu günlerin saçma, uydurma ve gereksiz olduğundan fazlaca bahseden, videolar paylaşan, kaynak olarak Peygamberimizin döneminde kutlanmadığı bilgisini veren bir topluluk var. Her zaman varlardı da şu sıralar biraz fazla rastlanır oldular. Kandilleri kabul etmemelerini anlıyorum tabi. Anlayamadığım kısım söylemlerin ve paylaşımların bu günü kutlayan insanlara pasif agresif şekilde, üstten bir tavırla küçümseyici ifadelerle olması. Bu durum beni son zamanlarda fazlasıyla rahatsız etmeye başladı. Çünkü bu söylemlerin arkasında o önüne geçilmez ve git gide yükselen islamafobiyi farkediyorum. Şimdi diyeceksiniz ki o kadar da değil. İslamafobi başka bir şey bu başka bir şey. Biraz daha derin düşünmenizi istiyorum.
Yıl boyu vakit namazlarının pek çoğunda az bir cemat ile dolan ve genelde boş olan camilerimizin senede birkaç gün de olsa kandiller vesilesi ile dolup taşması, beraber ibadet edilip dualar okunması, Yüce Allah’ın ve Peygamberleri’nin anılması bir müslümanı neden bu kadar rahatsız eder ki?.Bir müslümanı kandillere karşı ulu orta küçümseyici söylemlerde bulunacak kadar, sosyal medyada iğneleyici paylaşımlar yapacak kadar ne tetikler? Evet bu günler dine sonradan eklenmiş olabilir,evet bu günleri Peygamberimiz bize öğütlememiş olabilir. Dine ve sahih kaynaklara bu denli bağlılığı anlıyorum. Tabi samimiyse! Ama bir müslümanı evinden, işinden zorla camilere sürükleyen ve bu günü illa kutla diyen bir otorite de ortada yokken sadece bir günlük dua, ibadet veya kutlama mesajları zaten o günü kutlamaya tenezzül bile etmeyen bir müslümanda neden böyle agresif duygular uyandırır ona anlam veremiyorum.
Belki o gün biri namaza başlayacak, belki biri kötü bir alışkanlığını tövbe edip bırakacak. Belki biri inancına yeniden sarılacak.Bir caminin maneviyatında cemaatle namaz kılmanın verdiği huzur ve heyecanla biri belki de daha güçlü ayağa kalkacak. Tüm bunların gerçekleşme olasılığına karşı sadece sonradan dini bir ritüel olması dışında bir kusuru olmayan ve senenin 4, 5 günü kutlanan bu kandiller neden bir müslümanı müslüman kardeşine karşı bu kadar öfkelendirir akıl sır erdiremiyorum doğrusu. Üç beş dini bilgisi ile ya da birkaç hoca dinleyerek sanki tüm dini bilgilere sadece kendisi hakimmişçesine dindaşlarını ve onların hem zekalarını hem yaptıkları ibadetleri küçümseyen bu insanların hepinizin çevresinde az veya çok sayıda var olduğuna eminim.
Üstelik kişisel bir izlenimimi de söylemeden edemeyeceğim ki genelde bu söylemleri duyduğum insanların, Hristyanlığın sonradan sembolü haline gelen ve Hz.İsa’dan çok sonra ortaya çıkan efsanevi inançlara bile fazlasıyla sempati duyan ve saygılı insanlar olması dikkatimi çekiyor. Şaşırtıcı değil mi?
Yaklaşık bir ay önce Hristiyanlar Hz. İsa’nın doğumunu kutladılar. Dinlerine sonradan eklenen Noel Baba, geyik gibi dini efsanevi figürleri kullanarak ve İsa’dan çok sonra yaklaşık 16.yy. da Hristiyan dinine giren çam ağacı süsleme ritüellerini gerçekleştirerek dini geleneklerine göre kutlamalarına devam ettiler.
Bazı Müslümanlarla birlikte tabi!
Kandillere karşı sempatisini çoktan kaybetmiş olan bahsettiğim bu insanların evlerinde, tahrif olmuş Hristiyan dinine sonradan eklenen çam süsleme ritüellerini gördüm. Noel babalı, geyikli,çam figürlü pijamalar, kupa bardaklar, çeşitli ev aksesuarları evlere alınıp konuldu . Günlerce bu figürlerle evlerde vakit geçirildi yıl başı kutlandı. Yanlış anlaşılmasın bu günü kutlayan Hristiyan kardeşlerimizin günleri kutlu olsun tabi onlara diyecek bir sözümüz yok ama Müslüman kardeşlerimin tam olarak neyi kutladığını bilemiyorum. Bakınız bu bir kimlik karmaşasıdır.Bu benden olan tü kaka ama başkasınının sonradan türemiş tahrif olan dininin bir ritüeli bile baş tacımdır demekten başka bir şey değil malesef.
İnancını, kültürünü kendince beğenmeyip kenara iten, kendinden olana saygısı kalmamış kompleksli insanlar olunca sizi siz yapan ne kalacak ortada? Kendinizden kilometrelerce uzakta bambaşka bir kıtada yaşam süren, bambaşka bir dille, inançla doğup büyüyen insanların ait olmadığınız dinlerinden ,kültürlerinden parçalar çalıp kendinize uyarlayınca onun gibi olabileceğinizi sanmak nasıl bir saçmalıktır?
Biz yeni yılı kutluyoruzcular var bir de.Bu bir vicdan rahatlatması ne yazık ki. Bu konu hakkında söylenecek pek çok şey var tabi de ben Peygamberimizin Kafirun suresinde dediği gibi “Sizin dininiz size benim dinim banadır” demekten öteye geçemiyorum. Zaten bahsetmek istediğim konu tam olarak bu değil çünkü dinde, imanda, ibadette tutarsız olanlar kendilerinin farkındalar buna eminim. Sadece kendilerine şunu itiraf edemiyorlar.”Eğer İslam’ın gereklilikleri bunlar ise ben bu İslam’ı sevemiyorum”.
Hem inanıyorum demekten vazgeçmiyorlar hemde İslam’a dair her görev ve sorumluluğu tek tek değersizleştiriyorlar. Tüm sene sapasağlam olanlar Ramazan’da oruç tutamayacak kadar hasta oluyorlar mesela. Namaza vakitleri zaten yok. Başörtüsü çağa uygun değil, gereksiz ve zaten tam olarak Kuran’da yok!(Açıp hiç okumamış bile) Bu ve bunun gibi bahaneleri çokça duyabilirsiniz bu insanlardan. Kısacası kendileri yapmayınca içten içe başkaları da yapmasın istiyorlar bu sayede yalnız, hatalı ve suçlu hissetmeyecekler.
İnsan inanmayı seçtiği dinin gereklerine karşı antipati besleyecek duruma geldiyse ortada inanç ve iman söz konusu değildir. Çünkü inanmak koşulsuz kabul etmek demektir. Gerçek iman, ibadette eksik olunduğunda ibadeti yok sayarak veya saçma bularak rahatlamak yerine mahcup olup kusurunu farketmeyi ve tövbe etmeyi gerektirir.Bu gece vesilesi ile kalbimizi yoklamalı, imanımızı tekrar sorgulamalı, eksik ve kusurlarımız ile huzura gidip af dilemeliyiz. Bu günler ve geceler bu yüzden var zaten. Amaç sadece bu. Abartacak bir durum yok.
Korkmayın hiçkimse nasibi olmayan ve davet edilmeyen birini zorla kolundan tutup camiye götüremez. Huzura baş eğdiremez. Çünkü bunu Allah nasip eder ve O davet etmeden hiçkimse o secdeye yüz süremez. Emin olun.
Eğer kandillere karşı sebepsizce bu kadar ilgisiz ve sevgisizsek sorgulamamız gereken tek bir şey var bence. Bunca insan bu gece yollara düştü, camilere gitti, bir araya geldi, ya da evinde seccadesini serip huzura yöneldi. Namazlar kıldı, tövbeler etti, yalvardı yakardı dua etti. Kabul oldu veya olmadı. Hiç bir şey kazanamadıysa bile kendini mutlu ve işe yarar hissetti.
Peki bana niye nasip olmadı?
Hayırlı Kandiller
Yorumlar
Kalan Karakter: