Zırhımı nerede kullanıyorum?
Hani, sınanmaların ağırlığı +çeşitliliği arttıkça yüreğimiz meyus halin istilasına uğruyor ya işte öyle bir gün. Katılmayabilirsiniz ama bu yıpratıcı bir ruh halidir. Aslında bu halden çıkabilecek donanıma sahip iken, çıkamadığımız kahredici bir çıkmaza gireriz…Bu hal, nereye sığındığımız ya da kaçtığımız, bu hal ile nasıl savaştığımıza dair akıbetimizi de belirleyen bir ipucudur fikrimce..
Ben, içinde yüzdüğüm maddi -manevi imtihanlarımı böyle yönetiyorum. Ya da böyle yö-ne-te-biliyorum. Gücüm buna yetiyor. Yoksa onlar beni yönetmeye kalkıyor .. O zaman da çaresizlikten kayboluyorum.. Her kayboluşum, içinde boğulduğum bir girdaba dönüşüyor. Bu girdapları zamanında çok tecrübe ettiğim için artık imtihanlarımın beni yönetmesine izin vermiyorum. Ölüm kurtuluştur, ama bu girdaplarda ölmüyorsun da…
Geriye tek seçenek kalıyor ; Ne yaparsan yap, yazılanı yaşayacaksın! O zaman da zırhlarımı giyinip korumaya alıyorum kendimi. (Öncelikle ruhumu) Ruhum korununca bedenim de letafetten ödün vermiyor…
Bedenin ve ruhun taşımakta zorlandığı, irade dışında gelişen sınanmaların mutlaka sınayıcısı vardır. Bu durumlarda imtihanın muhatabı biz olsak dahi, sahibi bunun bize uğramasına izin verendir.. Oradan destek kuvvet gelmesi şart. ‘iyyake nestain’ kullanabiliriz..
Biyolojik ve psikolojik zarar vermemesi yara almadan veya en az zararla süreci atlatmak O’non desteği rahmeti ve de yardım eli olmadan atlatılamaz…
Sizi bilmem ama ben, kendi cephemden ne dünyayı düzeltebilir, ne de kendime güç yetirebilirim. Ancak O’nun rahmeti ile zor süreçleri savabilirim…. Kendi adıma söylemek gerekirse; ne üzerimdeki nimetler ne de musibetler hiç bitmez. Bu durumum bana teyakkuzda bir hayat yaşamayı öğretti. Halen de öğreniyorum. Mesela gündüzün karanlığını gecenin aydınlığını bu süreçlerimde çok iyi tecrübe ettim ve halen ediyorum…Karanlık korkutmazken, aydınlık güven vermeyebiliyor. Burada da ‘Gul euzu Felak’ kullanıyorum. Değil mi ki yarınların bizi neleri beklediğini bilmiyoruz, hep kötüye gidiyor denilen dünyada artık bu gidişatın bizzat varlığımıza dokunmaya az kaldığı bu küresel zorlu süreçte O’na daha çok sığınmaya ihtiyacımız olduğunun farkına varmak, esas olandır sanırım..
Yorumlar
Kalan Karakter: