Milletçe sahip çıktığımız güzel geleneklerden biri olan Yerli Malı Haftası, okulların koridorlarına taşınan bereketi ve yöresel zenginliğiyle hepimizi sevindirir. Bir anne olarak, nacizane fikrimi bu önemli konuya taşımak istedim. Ancak bu güzel sofraların ardındaki asıl amaç olan birikim yapma, tutumlu olma ve kendi malımıza sahip çıkma bilinci, maalesef getirilen yiyeceklerin gölgesinde kalıyor. Eğer bu haftayı çocuklarımız için gerçekten faydalı bir derse dönüştüreceksek, hemen bakış açımızı değiştirmeli; sadece yemeyi değil, üretmeyi ve kenara para koymayı öğretmeliyiz.
Yerli Malı Haftası, ilkokul çağındaki çocuklar için çok değerli bir eğitim fırsatıdır. Bu hafta, sadece yöresel yiyeceklerin tadıldığı bir masa değil, öğrencilerin becerilerini geliştirdiği ve para bilinci kazandığı bir atölye olmalıdır.
Kutlamalar sadece hazır yiyecek getirmekle sınırlı kalmamalı; el işi ve hazırlama çalışmalarıyla desteklenmelidir. Bu çalışmalar, yerli ürünün tarladan soframıza gelene kadar geçirdiği zorlu ve değerli aşamaları çocukların görüp anlamasını sağlar. Örneğin, buğday tanesinin basit bir öğütme denemesiyle una, oradan hamura dönüşmesi süreci bizzat sınıfta gösterilebilir; hatta imkan varsa yakın bir fırın veya ekmek fabrikasına gidilerek üretimin gerçek hayatta nasıl yapıldığı yerinde incelenmelidir. Aynı şekilde, zeytinin yağa dönüşme hikayesi veya mevsimlik meyvelerin kurutulması gibi temel yiyecek hazırlama yöntemleri uygulanabilir. Çocuklar, yörelerinin pamuğundan, yününden veya toprağından elde edilen basit malzemelerle bir şeyler üretmeyi deneyimleyerek yerel el sanatları kültürüyle de tanışmalıdırlar.
Bu faaliyetler, çocuklara sadece yerli ürünü değil, onu yapanın emeğini ve süreci görme fırsatı sunarak, israf etmeme alışkanlığını doğal yollarla yerleştirir.
Tutumlu olma mesajını havada bırakmak yerine, onu somut bir uygulamaya çevirmeliyiz. Sınıflarda "Yerli Malı Haftası Kumbarası" oluşturulması harika bir başlangıçtır. Hafta boyunca öğrencilerin küçük birikimlerini veya harcamaktan vazgeçtikleri paraları bu kumbarada toplaması teşvik edilir. Kumbarada biriken bu ortak parayla, yıl sonunda sınıfça birlikte pikniğe gidilebilir, tiyatro veya müze gibi ortak bir etkinlik yapılabilir veya sınıftaki ortak bir ihtiyaç (kitaplık, teknolojik ders materyali) karşılanabilir. Bu uygulama, tutumlu olmanın kişisel faydasının yanında arkadaşça yardımlaşmaya ve birikimin gücüne de dikkat çeker. Çocuklar, birikimlerinin somut bir amaca hizmet ettiğini görerek, paranın sadece bir harcama aracı değil, aynı zamanda ortak hedeflere ulaşma yolu olduğunu öğrenirler.
Sonuç olarak, okullarımız, Yerli Malı Haftası'nı sadece bir "eğlence" olarak değil, öğrencilerin ülke ekonomisine ve kültürel değerlerine sahip çıkma bilincinin inşa edildiği bir "eğitim alanı" olarak görmelidir. Hem yöresel yiyeceklerin tadını çıkararak kültürel bağları güclendirmeli, hem de üretim, yatırım ve tutumluluk konularını somut çalışmalarla ele alarak çocuklarımızı bilinçli bir geleceğe hazırlamalıyız. Unutmayalım ki, geleceğin güçlü ekonomisi, şimdiden yetiştirdiğimiz bu bilinçli nesillerle büyüyecektir.
TÜKETTİĞİNLE DEĞİL ÜRETTİĞİNLE VARSIN
Yayınlanma :
18.12.2025 00:28
Güncelleme
: 18.12.2025 00:28
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: