
FemSport Yazarlarından Didem Çam'a bu özel röportajından dolayı teşekkür eder, link ile beraber bu güzel röportajı Reina News' gururla alıyorum. Emeğine sağlık sevgili Didem Çam..
HEM DÖRT TEKERLİ HEM DE DÖRTNALA BİR HAYAT
Eğitmen ve yazar Mümine Reyna Özbildirici’nin en sevdiği canlılardan biri de at. Bu öyle bir sevgi ki, çocukken Alperçem ve Gülperçem ismini verdiği iki at resmini de ranzasında asılı bulunduruyordu. Kur’an-ı Kerim’de atlara vurgu yapılması, asaletlerine, kuvvetlerine dair yemin edilmesi ve özellikle kudretlerine dikkat çekilmesi de kendisinde derin bir hayranlık oluşturmuştu.
Küçük yaşlarda duyduğu bir cümlenin ata binme konusunda kendisini cesaretlendirdiğini vurgulayan Özbildirici, “Bir atım olmadı ama babamın desteği beni 18 yaşında bir araç sahibi ve ileriki süreçte de profesyonel direksiyon eğitmeni yaptı. Babam terzi olduğu için bir dönem atların elbisesi işini almıştı. Babama şoför olarak eşlik ederdim ve atların provasını yapar, dönerdik. O dönem benim araç kullandığıma şahit olan bir işletme sahibi babama, ‘Kızın bu yaşta iyi bir sürücü, ata da iyi biner’ demiş. Bu yorum hep aklımda kaldı. Günü gelince de cesaretimin altyapısını oluşturdu. Direksiyon eğitmenliğimdeki dört teker, binicilikte de dörtnala olarak başlık buldu” diye konuştu.
“ATA BİNMEYİ TECRÜBE ETMEDEN ÖLMEYİN DERİM”
Binicilik sporuyla antrenör Sümeyye Kınacı gibi pandemi döneminde tanıştığını dile getiren Mümine Reyna Özbildirici, “Toplum olarak hepimizin yıprandığı pandemi dönemi, kendimi doğaya atma ihtiyacını hissettirdi. O dönem, bazı içsel durumlar dâhil kendimi insanlardan kaçırma hallerim çok ağır basmıştı. Bunu atlarla gerçekleştirebileceğime inandım. Virüs hafifleyince de binicilik sporuyla ilgilenmeye başladım. Zaten bir defa ata bindiğiniz zaman hep istiyorsunuz. En azından bende öyle oldu” şeklinde konuştu.
“Atlı spor muhteşem bir aktivite” diyen Özbildirici, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bana göre ata binmek asaleti, kudreti ve kuvveti solumaktır. Bakışarak ve dokunarak yürek koridoru oluşturabilirsiniz. Sizi anlıyor, hissediyor ve tanıyorlar. Ata binmek, onların bakımlarıyla uğraşmak bulunmaz bir terapi. Ata binmeyi tecrübe etmeden ölmeyin derim. Çok zor dönemlerden geçtim, hâlâ da geçiyorum. Mucize gibiler, onlarla ferahlıyorum. Bir atım olsun çok istiyorum. Sadece benim, bana ait olan. Umarım bir gün olur.”
Yorumlar
Kalan Karakter: