Mansur Yavaş, hakkında verilen soruşturma iznine ilişkin yaptığı açıklamada sürecin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yetkililere “Soruşturmayı geri alın” çağrısında bulundu.
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Yavaş, yürütülen işlemlerin hem kanuna hem de hukuki usullere aykırı olduğunu savundu.
“Seçim Kanunu açık: Süre doldu”
Yavaş, Seçim Kanunu’na dikkat çekerek seçim suçlarına ilişkin davaların belirli süre içinde açılması gerektiğini vurguladı.
Yasal düzenlemeye göre, seçimden itibaren altı ay içinde dava açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamayacağını hatırlatan Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
"Bakın bu Seçim Kanunu. Ne diyor? 'Memur ve hizmetleriyle her türlü araç ve gereç imkânlarını siyasi bir partinin veya adayın emrinde veya herhangi bir siyasi faaliyette çalıştırmaları, kullanmaları veya kullandırmaları yasaktır ve cezai hükümleri var. Seçim suçlarından doğan kamu davası, seçimin bittiği tarihten itibaren altı ay içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz' diyor. Sayın Müfettiş bu kanunu bilmiyor musunuz? Bu kanunu bilmiyor musunuz Sayın Bakan? Ya sizi zor durumda bırakmak istiyorlar ya beni itibarsızlaştırmaya çalışırken bu ülkenin en önemli kurumu İçişleri Bakanlığı'nı zor durumda bırakmaya amaçlıyorlar. Bunların hesabını bence sorun. Hatta imkânı varsa soruşturmayı geri alın, Danıştay'ı da bu işlerle boşu boşuna uğraştırmayın. Kanun hükmü açık soruşturma yapılamaz deniyor. Seçim 2023’te yapıldı. Bunların tespitleri 2023 yılında yapıldı. Şimdiye kadar neyi beklediniz eğer bir suç vardıysa? Dolayısıyla yapılan soruşturma tamamen kanunsuz, hukuksuz ve Mansur Yavaş'ı CHP'li ABB'yi itibarsızlaştırmak için yapıldı. Gördünüz hakkımdaki soruşturmaları, dandik soruşturmalar. Bir tane para yediğime, yakınları zengin ettiğime, haram yediğime dair iddia var mıdır? Zaman zaman kendi ekibimden suç işleyen varsa onları da şikâyet ediyorum. Aynı zamanda bizim şikâyet ettiğimiz Genel Başkan'ın başka türlü tanımladığı şahıs bile savcılığa dilekçe verirken benimle ilgili kendine menfaat temin ettiği konusunda tek bir iddiası yok. 2019 öncesi kirli bilinen bir belediyeyi ele aldıktan sonra bizler tertemiz bir şekilde Ankara'nın ve ülkenin yönetebileceğini göstermek için titiz davranıyoruz ve davranmaya devam edeceğiz."
“Amaç ABB’yi itibarsızlaştırmak”
Soruşturmanın siyasi saiklerle başlatıldığını öne süren Yavaş, hedefin Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni yıpratmak olduğunu savundu.
Yavaş, “Bu soruşturmalarla hem şahsım hem de belediyemiz itibarsızlaştırılmak isteniyor” dedi.
“Hakkımda tek bir yolsuzluk iddiası yok”
Kendisine yönelik suçlamalara da değinen Yavaş, görev süresi boyunca herhangi bir usulsüzlük yapmadığını belirtti.
"Mansur Yavaş yönetimindeki belediye kamu malını asla kullanmaz. Ama kim kullanır, 2019 yılında iş başına geldiğimiz zaman ANFA şirketinin oraya kocaman mazot tankeri çekilmiş. 2019 yılındaki AK Parti adayının seçim masraflarını, mazotlarını oradan doldurmuşlar, yiyecekleri oradan gitmiş. Yani merkez ANFA olmuş. Bunu tespit ettik. WhatsApp yazışmaları var. Onlar yapar, biz yapmayacağız. Aramızdaki fark budur. Geliyoruz 2024 yılına. Aynısını Turgut Altınok yapmış. Şikâyet edilmiş. Mülkiye İçişleri Bakanlığı ona soruşturma izni vermemiş. Ne diyor? Suçu inkâr etmiyor. Diyor ki 'Zararın tamamını ödemişler, kamu zararı ortadan kalkmış soruşturmaya gerek yok' diyorlar. İşte burada çifte standardı gözler önüne sermek için bu belgeyi gösteriyorum."
“Çalmadım, çaldırmadım”
Konuşmasında net ifadeler kullanan Yavaş, kamu kaynaklarının korunmasına dikkat çektiklerini söyledi.
"Soruşturma konularını gördünüz. Zimmetime para veya mal geçirmedim. Kimseyi irtikâp etmedim, ettirmedim. Rüşvet almadım. Boğazımdan haram lokma geçmedi. Herkes bilir ki bürokratlarım çalışanlarım hakkında herhangi bir iddia ortaya atılırsa herkesten önce kendim savcılığa başvuruyorum. Aklanmasını sağlıyorum. Kendi dönemimle ilgili 11 adet savcılığa şikâyetim oldu. Sayın iktidar siz neyin peşindesiniz? Uzun yıllardır belediye başkanlığı yapıyorum. Bugüne kadar hakkımda Beypazarı dâhil tek bir yolsuzluk soruşturulması dahi açılmamışken bu kadar zorlama bu kadar temelsiz gerekçelerle başlatılan soruşturulmalarla mı bizi hizmetten alıkoyacaksınız? Bugüne kadar Ankaralıya nasıl hizmet ettiysek bundan sonra da aynı kararlılıkta devam edeceğiz. Bu tür girişimlerle ne bizi yolumuzdan döndürebilirsiniz? Ne de bu millete hizmet etmemizin önüne geçemeyeceksiniz. İktidar partisi Ankara'daki yöneticileri sosyal medyadan zaman zaman bizimle ilgili olarak imanı imalı mesaj atarlar 'Açıkla Başkan yoksa belgesini açıklayacağız.' Hemen teftişini yapıyorum. Savcılığa veriyorum. Biz teftişi yaptık. Biz bu kadar özgüvene sahibiz. Maide Suresi 8. Ayette şöyle geçiyor: 'Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin, adaletli olun.' Emrediliyor, adil olun, herkese eşit hukuk uygulayın gerek idari gerekse cezai olarak. Dolayısıyla ben Sayın Bakan’a görevinde yeni olduğu için mülkiye müfettişlerinin yaptıkları soruşturmalarda adaletli davranmadıklarını anlatmak için bu basın toplantısını yapıyorum. Sayın Bakanım umuyorum ki mülkiye müfettişlerini siyasi davranmamaları, adaletle davranmaları hususunda ikaz edeceğinizi bekliyorum. Hukuki ve cezai idari anlamda yapılan soruşturmalarda kişiye göre uygulatılan ikili hukuk sistemini gördünüz. Son sözüm de şu olsun: Çalmadım, çaldırmadım. Çalanın da karşısında durdum, durmaya devam edeceğim. Gücüm yettiğince kamu malına el uzatan herkesle mücadele edeceğim."
"Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin"
Yavaş, bazı soruşturmaların zaman aşımına uğratıldığını, bazılarının ise özellikle gündeme getirildiğini savunarak uygulamalarda çifte standart olduğunu ileri sürdü:
"Sayın Bakan ne diyor? 591 AK Partili belediyeye soruşturma izni verildi. Güzel ama şunu hiç duymadık. Soruşturma izni verilen belediye başkanının evinin arandığını basıldığını adliye götürüldüğünü duymadık. Evrensel hukuk kuralıdır. Mahkeme sonuçlanıp kararı kesinleşinceye kadar herkes suçsuzdur ve bu anayasamızın gereğidir. Şimdi ben suç ihbarında bulunmak istiyorum. Madem çifte standart yok. Gökçek'le ilgili FETÖ dönemine ait onlara verdiği rantlarla ilgili şikâyet yaptık. Bakın Bakanlık her zaman olduğu gibi işleme konulmaması kararını verdi. Biz Danıştay'a gittik itiraz ettik. Öyle imar planları değiştirilmiş ki imara açılmaması gereken yerler imara açılmış ve örgüte para aktarılmış, rant sağlamış dedik. Danıştay da bu kararı bozdu. Bu kararı İçişleri Bakanlığı'nın soruşturmanın işleme konulmaması kararını ortadan kaldırdı. Ne zaman kararı vermiş? 25 Aralık 2025’te. Peki bu mahkeme kararlarının ne zaman uygulanması lazım? En geç bir ayda. Sayın Bakanım önünüze getirmemiş olabilirler. Gökçek hakkında derhal soruşturma izni verin. Müfettişler gelsin belediyeye, onlara sunacağımız son derece yoğun ve büyük delillerimiz var. Yargılamasının önünü açın. Bir an evvel bu emri vermenizi bekliyoruz. Bugüne kadar bu konuyla ilgili hiçbir müfettiş gelmedi. Danıştay'ın bozma kararı üzerine henüz gelen giden yok."
“Adil yargılama istiyoruz”
Yargılanmaktan kaçmadıklarını belirten Yavaş, taleplerinin adil ve usule uygun bir süreç olduğunu söyledi:
"Adana ya da Bursa Belediye Başkanımızda olduğu gibi Ankara İl Başkanımızda olduğu gibi 10-15 yıl önceki soruşturmalar gündeme getirilerek seçilmiş belediye başkanlarımızın, yöneticilerimizin tutuklanması yoluna gidilmekte ve bir başka partiye yönetim teslim edilmektedir. Oysa tahkikat zamanında tamamlansaydı belki bu insanlar aday olmayacaklardı. Bu süre zarfında görevini ihmal eden, soruşturmayı zamanında yapmayan kim varsa onlar hakkında soruşturma açılması gerekiyor. Bekleyip seçimi kazandıktan sonra belediye başkanlarını tutuklarsanız, seçilmiş iradenin tutuklanması anlamına gelecek uygulamalarla ülkeyi zora sokacak işler yaparsınız.
Bu uygulamalar artık sona ermelidir. Usulüne uygun soruşturmalar yapılmalıdır. Buna hiç kimsenin itirazı yok. Ancak bunu sadece CHP'li belediyelere ve yöneticilere yaparsanız burada hukuktan bahsetmek mümkün değildir. Dünyadaki hukuk ve adalet sıralamasında en sonlara düşüyoruz. Bunu yapmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Türkiye'yi, bu kadar kadim bir ülkeyi, devleti, yönetim tecrübesi olan bir ülkeyi Afrika'daki bazı ülkelerin arkasında gösterecek şekilde uygulamalar yapmak maalesef hiçbir şekilde kabul edilemez."
Yorumlar
Kalan Karakter: